2016-2017 yılı Tıp Fakültesi İlk Mezunları..

2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı Beyaz Önlük Töreni..

Leonardo Da Vinci S.T.o.Re Project

Çalışma ve Okuma Salonları

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Yelken Topluluğu

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Merkez Kütüphanesi

Üniversitetercihleri.com sitesindeki fakülte tanıtım videoları




HABERLER
daha fazlası>
  • DEVAMINI OKUYUN
    5 Gün Önce
    Fizyoloji AD'na Nephrology Update Europe Kongresinde Poster Ödülü

    Nefroloji alanında gerçekleşen güncellemelerin, yenilikçi uygulamaların ve en popüler klinik yaklaşımların paylaşıldığı ve tartışıldığı, Avrupa’daki farklı nefroloji ekollerinin ortaklaşa düzenlediği 6-7 Ekim 2017 tarihleri arasında Viyana’da gerçekleşen Nephrology Update Europe kongresinde, uzmanlık tez çalışmasının ön verilerini ”Exogenous follistatin administration in cisplatin-induced acute kidney injury reduces renal damage” başlığıyla sunan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Fizyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Ebru KÖKEN en iyi ikinci poster ödülüne layık görülmüştür. Ödül olarak 2018 yılında Budapeşte’de gerçekleştirilecek olan Nephrology Update Europe kongresine ücretsiz katılım hakkı kazanmıştır. Dr. Ebru Köken nefroloji alanında dünyaca ünlü araştırmacıların yer aldığı kongrede tez çalışmasını sunmaktan ve ödülü Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kazandırmaktan büyük gurur ve mutluluk duyduğunu açıklamıştır.

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen bu projede Tıp Fakültesi Tıbbi Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Eser Öz Oyar, Araştırma Görevlisi Burcu Azak, Yüksek Lisans Öğrencisi Cansu Bilister, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd.Doç. Dr. Saliha Aksun birlikte yer almıştır. Çalışmada solid ve hematolojik kanser tedavisinde kullanılan bir kemoterapi ilacı olan sisplatinin en önemli yan etkisi olan nefrotoksisitenin tedavisi amacıyla sıçanlara follistatin proteini eksojen olarak uygulanmış, kandaki böbrek hasar belirteçlerinde ve böbreklerin histolojik incelemelerinde, kontrol gruplarına göre belirgin iyileşme gözlemlenmiştir.

  • Tıbbi Farmakoloji AD’ na European Network of Teratology Information Services (ENTIS) Kongresi’nde En İyi Sunum Ödülü

    Genel amacı, doğum defektlerini önlemek için veri toplamak ve değerlendirmek olan ve tüm Dünyadaki farklı teratoloji bilgi merkezlerinin üye olduğu Avrupa Teratoloji Bilgi Servisleri Ağı (European Network of Teratology Information Services=ENTIS)’nın 2-5 Eylül 2017 tarihleri arasında Budapeste/Macaristan’da yapılan kongresinde “Gebelikte kinolonlara maruziyeti takiben gebelik sonuçları: sistematik derleme ve meta-analiz” isimli yüksek lisans tez çalışmasını sunan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji AD Araştırma Görevlisi Selin Acar, en iyi sunum ödülünü (ENTIS öğrenci ödülü) aldı. Ödül olarak, 2018 yılında Newcastle/İngiltere’de yapılacak olan bir sonraki ENTIS kongresine ücretsiz katılım hakkı kazandı. Selin Acar, teratoloji alanında dünyaca ünlü araştırmacıların yer aldığı bu kongrede tez çalışmasını sunmaktan ve ödülün ikinci kez Türkiye’ ye ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ ne verilmesinden büyük gurur ve mutluluk duyduğunu açıkladı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından desteklenen bu projede Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Tijen Kaya Temiz, Prof. Dr. Yusuf Cem Kaplan ve araştırma görevlileri Dr. Elif Keskin-Arslan, Dr. Hilal Erol-Coşkun da yer almaktaydı. Çalışma sonucunda, kinolon gurubu antibiyotiklere gebelik döneminde istenmeden maruz kalınmasının doğum defektleri riskini artırmadığı ancak, yanlış yüksek risk algısına bağlı olarak, bu ilaç grubuna maruz kalan gebelerin gebeliklerinin daha az canlı doğum ve daha fazla elektif kürtaj ile sonuçlandığı bulunmuştur.

  • PROSTAT KANSERİNDE KAPALI YÖNTEM DÖNEMİ

        Akciğer kanserinden sonra en çok ölüme yol açan prostat kanseri, bu alanda çalışmalarını genişleten doktor ekibinin uyguladığı laparoskopik (kapalı) ameliyat yöntemi ile başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor.

        Yrd. Doç. Dr. Serkan Özcan,  "Kapalı yöntem, hastalara büyük konfor sağlıyor" dedi. 

  • “İKÇÜ İLK HEKİMLERİNİ UĞURLADI”

    “İKÇÜ İLK HEKİMLERİNİ UĞURLADI”

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, ilk öğrencilerini hekim olarak mesleğe uğurladı.

    6 yıl önce doktor olma hayaliyle tıp fakültesini seçerek büyük bir başarıyla eğitimlerini tamamlayan 90 genç hekim, bu mutlu günlerini aileleriyle paylaştı.

    Genç hekimler,  Prof.Dr. Servet Akar ile hep bir ağızdan Hipokrat Yemini ederek mesleğe ilk adımı attılar. Gençler hazırladıkları video ile zaman zaman meslektaşlarına yönelen şiddeti kınadı. Mezuniyet gecesinde, görevi başında şehit edilen hekimler unutulmadı. Beyaz gömlekliler, şehitler için hazırlanan köşeye karanfil bıraktı.

    Dekan Prof.Dr. Mehmet Tokaç’ın ev sahipliğinde İzmir Âşık Veysel Rekreasyon Alanı Bornova Amfi Tiyatrosunda gerçekleştirilen törene; Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Turan Gökçe, Dekanlar, akademisyenler, Yeşilyurt EAH hekimleri ve çok sayıda konuk katıldı.

    “7 yılda uzun mesafe aldık”

    Genç Hekimlere seslenen Rektör Prof.Dr. Akhan, kuruluşunda bu yana İKÇÜ Tıp Fakültesinin geldiği aşamaları gururla takip ettiğini, kendisinin de öğretim üyesi olduğu fakültelerinden, ilk mezunları mesleğe uğurlamaktan ayrı bir heyecan yaşadığını kaydetti. Başarının ekip işi olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Akhan, “Fakültemizin başarısında her birinizin ayrı ayrı imzası var. İKÇÜ Tıp Fakültesi, yedi yılda değerli akademisyenlerimizin başarılı bilimsel çalışmalarıyla, üst başarı dilimden aldığımız öğrencilerimizle, çok mesafe aldı. Türkiye’de sözü edilen bir fakülte haline geldi. Sürekli öğrenci merkezli çalıştık ve öğrencilerimizin sahip olduğu imkânları hep üst düzeyde tuttuk.” dedi.

    “Ekibinizi iyi seçin”

    “Doktorluk tam olarak ekip işidir.” diyen Rektör Prof.Dr. Akhan,  “Hemşiresi, paramediği, intörn doktoruyla hastaneler ekip çalışmasının zirvede olduğu yerlerdir. Ekibinizi iyi seçin, ekibinizle iletişiminizi her zaman iyi tutun.” şeklinde tavsiyelerde bulundu.

    “Uluslararası alanda başarı bekliyoruz”

    Türkiye'deki Tıp eğitiminin, uluslararası alanda oldukça iyi bir saygınlığa ulaştığını vurgulayan Rektör Prof.Dr. Akhan, “ Bunun bir sonucu olarak da; Nobel Tıp ödülü alan, alanlarında Avrupa’da Amerika’da bölüm başkanlığına yükselen, ‘En İyi Doktor’ ödülünü alan hekimlerimizle gurur duyarız. Arkadaşlar önünüzde Gazi Yaşargil, Mehmet Öz ve Aziz Sancar gibi ismi bilinen veya bilinmeyen pek çok örnek var. O yüzden yılmadan çalışın, uluslararası alanda gurur duyacağımız hekim olmaya aday olduğunuzu asla unutmayın.” dedi.

    “Eski yerleşik tıp fakültelerinin düzeyine eriştik”

    Genç meslektaşlarına seslenen Dekan Prof.Dr. Mehmet Tokaç ise yeni kurulan Tıp Fakültelerinden, tıp eğitimi ve öğretimi konusunda daha geniş imkânlara sahip olmaları açısından daha şanslı olduklarını ifade eden etti. Tokaç, geldikleri aşamayı rakamlarla aktardı: “2011-2012 Öğretim Yılında ilk öğrencilerimizi alarak, 27 akademik personelle çıktığımız bu yolda, 2017 yılına geldiğimizde toplam 125 hocaya, lisans ve lisansüstü programlarında eğitim alan 1172 öğrenciye ulaştık. Fakültemiz ve Sağlık Bakanlığı kadrosunda bulunan toplam araştırma görevlisi sayısı ana ve yan dallar dâhil 256’dır. Fakültemiz bu gün eski yerleşik tıp fakültelerinin düzeyine erişmiş durumdadır. Bundan sonrası için hedef Fakültemizi daha ileriye götürecek farklar oluşturmaktır. “

    “Atamızın sözüne layık olunuz”

    Dekan Prof.Dr. Tokaç, genç hekimlerden Hipokrat Yeminini asla unutmamalarını isterken; onlara önemli tavsiyelerde bulundu. “Dünyaya ‘ben merkezli’ bakmayın, hastalarınızla empati kurun. Hasta-hekim arasındaki o kutsal iletişimi her şartta koruyun Sizler, toplumu tanıyan, toplumun sorunlarına duyarlılık, akıl ve bilimsellikle yaklaşan hekimler olarak, güzel ülkemizde sağlıklı bir toplum oluşturma görevlerinizde dayanışma halinde olmalısınız. Hocalarınıza ve meslektaşlarınıza saygı gösteriniz. Din, milliyet, cinsiyet, ırk ve parti farklarının görevinizle vicdanınız arasına girmesine izin vermeyiniz.  Beni Türk hekimlerine emanet edin diyen Atamızın bu sözüne layık olunuz. “ dedi.

    “Eşsiz vaka deneyimimiz oldu”

    Mezun hekimler adına konuşan okul birincisi Dr. Büşra Aytekin, mezun olduktan sonraki süreçte hangi yolu seçerlerse seçsinler, görevlerini en iyi şekilde yapacakları bir bölüme ve şehre gitmeyi arzu ettiklerini söyledi. Üniversitede İKÇÜ’yü tercih etmelerindeki en önemli sebebinin Yeşilyurt EAH gibi bölgeye hitap eden bir hastane bünyesinde eğitim alabilmek olduğunu söyleyen Dr.Aytekin, “Binlerce farklı vaka, hasta görerek eşi bulunmaz tecrübeler kazandık. Çoğu doktorun göremediği biz daha öğrenciyken gördüğümüz ender vakalarımız oldu. İlk öğrencileri ve ilk mezunu olduğumuz İKÇÜ Tıp Fakültesinden ayrılmanın gururunu yaşıyoruz. Bizlerin meslek hayatına sunduğu eşsiz katkılarından dolayı hocalarımıza teşekkür ediyoruz. Hayatlarının odak noktasında her daim yer aldığımız her zaman destekleriyle mutlu olduğumuz ailelerimize teşekkürü bir borç biliriz” diye konuştu.

    Dr.Aytekin’in mezunlar kütüğüne ismini çakmasının ardından fakülteyi ilk on başarısıyla bitiren genç hekimler Dr. Ecem İnce, Ali Emre Karakış, Dr.Hande Çökmüş, Dr.Pınar Uçar, Dr.Dilşah Başkol, Dr.Edanur Demir, Dr.Buket Belendir, Dr.Sema Arı, Dr.Ecenur Varol’a teşekkür plaketlerini törene katılan protokol takdim etti.

  • Tıp Eğitimi Etkinliği-17 Mayıs 2017

    17 Mayıs 2017 Çarşamba günü saat 17.00-19.00 arasında İKÇÜ Tıp Fakültesi Tıp Eğitimi AD ev sahipliğinde Tıp Eğitimi Makale Saati etkinliği düzenlenmiştir. İKÇÜ Tıp Eğitimi AD Başkanı Yrd. Doç. Dr. Funda Tengiz ve İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğr. Gör. Dr. Derya Uzelli Yılmaz “Gerçekliği Sağlamada Bir Öğretim Materyali “Mulaj” Kullanımı” konulu bir sunum ve çalıştay düzenlemişlerdir. Toplantıya Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Celal Bayar Üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Eğitimi AD Öğretim Üyeleri ve Doktora Örencileri katılmışlardır. Öğretim Üyeleri toplantının bilimsel ve sosyal anlamda çok verimli geçtiğini, İKÇÜ Tıp Fakültesi’ne ev sahipliğinden dolayı teşekkür ettiklerini ve üniversiteler arasında bilimsel etkinliklerin süreceği bilgisini paylaşmışlardır.

  • BÖBREK KANSERLERİ MASAYA YATIRILDI

    BÖBREK KANSERLERİ MASAYA YATIRILDI

    Türk Üroloji Derneği’nin böbrek kanserlerini masaya yatıran multidisipliner toplantısı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Cerrahi Bilimler Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doçent Doktor Yiğit AKIN moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Toplantıya, üniversite ve eğitim araştırma hastanelerinde görevli akademik personel yoğun ilgi gösterdi. İKÇÜ Öğretim Üyelerinden Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel YILMAZ, Patoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fatma Hüsniye DİLEK, Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Yüksel Küçük ZEYBEK, Radyoloji Anabilim Dalı Girişimsel Radyoloji Bilim Dalından Yrd. Doç. Dr. Volkan ÇAKIR, Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Osman KÖSE ve Sacit Nuri GÖRGEL bilimsel alanlarıyla ilgili yaptıkları sunumlarla, toplantıya ışık tuttular.

     

    “İKÇÜ SUNUMLARI TAKDİR TOPLADI”

    Toplantı moderatörü Doç. Dr. Yiğit AKIN “Toplantımız bölgede oldukça ilgi gördü, böbrek kanserleri her yönü ile konunun uzmanları tarafından detayları ile anlatıldı ve tartışıldı. Toplantıya katılan uzman doktor, asistan ve tıp fakültesi öğrencilerimiz için oldukça faydalı bilgiler sunuldu. Hem Üniversitemizi, hem de akademik personelimizi, çevre üniversite, eğitim araştırma hastaneleri ve çevre illerdeki üniversitelere tanıtma fırsatı yakaladık. Öğretim Üyelerimizin yaptıkları sunumlar oldukça takdir topladı. Bundan sonra da bilimsel faaliyetlerimize devam edeceğiz. Bu toplantı akademik personelimiz için önemli bir bilimsel faaliyetti ve iyi düzeyde bilimsel teşvik oldu.” dedi. 

     

  • 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı..

    İzmir Tabip Odası'nın koordinatörlüğünde Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlıkları, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin birlikteliğinde düzenlenen 14 Mart Tıp Haftası Etkinlikleri kapsamında Tıp Bayramı Töreni gerçekleşmiştir.

  • BEYAZ ÖNLÜKLÜLER 14 MART HAZIRLIĞINDA

    İzmir’de, geleneksel olarak gerçekleştirilen 14 Mart Tıp Bayramı Haftası etkinliklerinin hazırlık toplantıları sürüyor. 14 Mart etkinlikleri, İzmir Tabip Odası ev sahipliğinde; İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi ve Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlıkları’nın iş birliği ile gerçekleştirilecek. İzmir Tabip Odası’nda gerçekleştirilen basın açıklamasına, İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Fehmi Akçiçek, İzmir İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Bediha Salnur, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Funda Yılmaz Barbet, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Dicle, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Malas, İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Abacıoğlu katıldı. Katılımcılar, 14 Mart Tıp Bayramının önemi, hekimlerin çalışma koşulları ve kurumların iş birliği konusundaki görüşlerini paylaştı. 14 Mart Tıp Bayramı etkinliklerinin programı, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

  • Tıp Öğrencilerine Uygulamalı İletişim Eğitimi

    Tıp Fakültesi Dönem III Öğrencilerimizin “Hekimler İçin Etkili İletişim” dersinde Üniversitemiz Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burcu Öksüz tarafından öğrencilere hekim hasta iletişimi açısından örnek uygulamalar yaptırılıyor. Öğrencilerin iletişim becerilerinin geliştirilmesinin hedeflendiği ders kapsamında beden dilinin kullanımı, dinleme, empati, kendini açma gibi konular hekim hasta iletişimi açısından senaryoya dökülüyor. Böylece öğrencilerin meslek hayatına başlamadan henüz okul sıralarında hastalarla yaşayabilecekleri iletişim engellerini görebilmeleri sağlanıyor. 

  • Eğitici Formasyon Eğitimi

     

         Tıp Fakültesi 2. Grup “Eğitici Formasyon Eğitimi” kursu 10-14 Ekim 2016 tarihleri arasında Doç. Dr. Serdar GÜREL tarafından Rektörlüğümüzün Mithatpaşa binasındaki toplantı salonunda gerçekleşmiştir.

  • International Applied Laparoscopic Urology Course , 3-6 November 2016 , Khartoum , Sudan

         Üniversitemiz Tıp Fakültesi Cerrahi Bilimler, Üroloji Anabilim dalı öğretim üyesi Doçent Doktor Yiğit AKIN, 3-6 Kasım tarihleri arasında Sudan’ın başkenti Hartum’da düzenlenen ve bilimsel sekreterliğini üstlendiği laparoskopik üroloji (kapalı üroloji ameliyatları) eğitim toplantısında ve Arap üroloji kongresinde, hem üniversitemizi hem de ülkemizi başarı ile temsil etmiştir. Verilen uygulamalı ileri düzey laparoskopi eğitimlerinden tüm Arap ülkelerinden ve Sudan’dan katılan üroloji asistan ve uzman doktorları istifade etmiştir. Laparoskopi günümüzde ürolojik ameliyatların tümünde uygulanabilmektedir. Yurt içinde ve yurt dışındaki doktorların çağımızın bu üstün ameliyat tekniğini öğrenme çabasındadırlar. Kapalı ürolojik ameliyatlar hastalara ve doktora sayısız konfor sunmaktadır. Üniversitemiz üroloji kliniğinde de bu ameliyatlar ekip halinde başarı ile uygulanabilmektedir.  

  • BÖBREK KANSERİNE KAPALI ŞİFA!

    İKÇÜ’DE YÖNTEM KAPALI, SONUÇ AÇIK!

    BÖBREK KANSERİNE KAPALI ŞİFA!

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği’nde üç hasta, aynı günde şifa buldu. 48 yaşındaki erkek hasta; sırttan girilerek yapılan kapalı böbrek kanseri ameliyatı ile sağlıklı bir hayata başlarken, 18 yaşındaki genç; böbrek kistinden kurtuldu. 68 yaşındaki hasta ise hayatını kâbusa çeviren üreter taşıyla, yine aynı yöntem sayesinde vedalaştı.

    “ROBOTLA AMELİYATA HAZIRIZ”

    Bundan iki ay önce İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde göreve başlayan Doç. Dr. Yiğit AKIN, Üroloji Kliniği’nde tedavi gören üç hastayı aynı gün laparoskopik (kapalı) yöntemle ameliyat ederek sağlığına kavuşturdu. Ekibiyle birlikte, üroloji servisinde ilk kez kapalı yöntemle operasyona imza atan Doç. Dr. AKIN’ın bundan sonraki hedefleri arasında; böbrek taşlarını tamamen kapalı yöntemle etkisiz hale getirmek ve robotla ameliyat yapmak var.

    Doç. Dr. AKIN, “Böbrek kanseri, böbrek kisti ve üreter taşı olan üç ayrı hastayı aynı gün ameliyat ettik ve çok başarılı sonuçlara ulaştık. 48 yaşında böbrek kanseri olan hastamızı normal şartlarda ameliyat etmek için böbreğini çıkarmak gerekiyordu. Ancak biz laparoskopik yöntemle sırttan girerek, kanserli bölgeyi çok başarılı bir şekilde almayı başardık. Böbrek kisti ve üreter taşı olan hastalarımızı da aynı yöntemle sağlıklarına kavuşturduk.” dedi.

    Hekimlerin mesleki becerilerini ortaya koyduğu kapalı yöntem, hastalara da konforu sağlıyor; hastalar bu yöntem sayesinde günlük yaşama çok daha kısa bir sürede dönebiliyor. Testis kanseri hariç bütün ürülojik kanserler, mesane ve prostat kanseri laparoskopik yöntemle tedavi edilebiliyor. Kapalı yöntemle, vücudun üzerinde delik açmadan, insanın doğal deliklerinden girip, böbrek taşlarını lazerle kırmak için ise Doç. Dr. Akın ve ekibinin, bükülebilir aletlere ihtiyacı var. Bilimsel Araştırma Projeleri dahilinde bu aletleri edinmeyi planlayan ekip, önümüzdeki dönemde vücutta delik açmadan böbrek taşlarını kırmayı başarabilecek. Robotla ameliyat tecrübesine de sahip olduğunu dile getiren Doç. Dr. Akın, imkanlar oluşturulursa bu yöntemle de operasyonlar yapmaya talip olduklarını söyledi.

  • İZMİR BAĞIŞA KARŞI MI?

    İZMİR BAĞIŞA KARŞI MI?

    "BAĞIŞLAMAM,BAĞIŞLATMAM!"

           İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali MALAS, "Ulusal Anatomi Haftası" çercevesinde tıp fakültelerindeki kadavra açığının kapatılmasını hedefleyen kadavra bağışı kampanyası için çağrıda bulundu.Vatandaşların gönüllülük esasına göre bedenini kadavra olarak bağışlamasının önemine değinen Dekan Prof.Dr. MALAS, ülkemizdeki tıp fakültelerinin temel tıp eğitimi bakımından en büyük sıkıntısının kadavra eksikliği olduğunu dile getirdi.Malas,"Organların nerede olduğunu sadece maket ve resimlerden görmüş bir hekim yeterli hizmeti verebilir mi?" sorusunu yöneltti.

    İZMİR'DE ANKET SONUÇLARI ŞAŞIRTTI

           İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. MALAS,İzmir genelinde yaptırdıkları - Beden Bağışı (Kadavra) Farkındalığı - anketinin çarpıcı sonuçlarını da kamuoyuyla paylaştı.Farklı yaş,medeni hal,cinsiyet,öğrenim durumu ve mesleklerden oluşan kişilere bağış ile ilgili soruları yönelttiklerini aktaran Prof. Dr. Malas, Diyanet İşleri Başkanlığının, "Kadavra bağışı dinen caizdir, hiçbir sakıncası yoktur." fetvasına karşı; yüzde 11'lik kesimin dini açıdan uygun görmediğini, yüzde 45' inin ise bağış konusunda kararsız kaldığını vurguladı.

    "BAĞIŞLAMAM,BAĞIŞLATMAM!"

           Ankete katılanların hiçbirisinin bağışta bulunmadığını, öldükten sonra da bedenini kadavra olarak bağışlamak istemeyenlerin oranının yüzde 54 olduğunu söyleyen Prof.Dr. Malas, "Ailenizden birisi kadavra bağışı yapsa tepkiniz ne olurdu? " sorusuna yüzde 33 oranında "Karşı çıkarım" cevabını aldıklarını belirtti.

    "İTHAL KADAVRAYA MİLYONLARCA LİRA AKTARACAK PARAMIZ YOK"

           Kadavrasız tıp eğitiminin mümkün olabildiğini düşünüyor musunuz? sorusuna yüzde 70 "Hayır mümkün değil" denmesine rağmen; bu tespitin bağış noktasında çeliştiğini kaydeden Prof. Dr. Malas, "Bu yüzden maalesef ithal kadavraya muhtacız.Organların nerede olduğunu sadece maket ve resimlerden görmüş bir hekim yeterli hizmeti verebilir mi? 10 öğrenciye bir kadavra düşmesi gerekirken; ülkemizdeki tıp fakültelerinin dörtte üçünün kadavrası yok.Kadavra bağışlanmadığı için kadavra fazlası olan ABD'den ve Avrupa ülkelerinden ithal edilmektedir.Bir kadavranın transfer ve ilaçlama masrafının 20 bin doları bulduğu düşünülürse, milyonlarca doların ithal kadavraya gitmesi gerek.Fakültemizin bütçesi de kısıtlı.Bu yüzden kimsesiz ve sahipsiz ölülerin bedenlerinin fakültelere gönderilmesiyle eğitimlere devam ediyoruz.Bu gelenler de iki elin parmağını geçmiyor." diye konuştu.

           Prof. Dr. Malas, kadavranın eğitimde en fazla bir yıl kullanıldığını, bir yılın sonunda bağışçının dini tercihine göre veya vasiyetine göre gömülme işleminin fakültenin sorumluluğunda tamamlandığı bilgisini de verdi.






Başa Dön